|
AKTİF SORUMLULUK ALMALIYIZ
“Bir işe dört elle sarılırsanız, iyi bir şeyler yapmaya da çalışırsanız
kriz de olsa işi başarabiliyorsunuz. Yaptığınız bir işte mutlaka aktif
olarak sorumluluk alacaksınız, yani sadece çalıştırdığınız insanlarla
bir işin yürüyeceğine ben inanmıyorum. ”
Geçmişte
Profilo'da çalışıyordum esas olarak iktisatçıyım. Bu işe 1993 yılında
Yatsan firması ile başladım, Yatsan yabancı menşeili bir firmaydı, belli
bir zaman sonra tesislerini kapattı. Yatak teknolojilerini ve makinelerini
de birkaç yıl sonra, şimdilerde marka olan yerli bir yatak firmasına
satıldı. Yatsan firmasının yatak; Diamond firmasının da mobilyalarını
birleştirerek sektöre giriş yaptık. İşe başlamamızın hemen ardından
1994 ekonomik krizi patlak verdi. Şanssız bir döneme tesadüf ettik ama
bir işe dört elle sarılırsanız, iyi bir şeyler yapmaya da çalışırsanız
kriz de olsa işi başarabiliyorsunuz. Yaptığınız bir işte mutlaka aktif
olarak sorumluluk alacaksınız, yani sadece çalıştırdığınız insanlarla
bir işin yürüyeceğine ben inanmıyorum. Altın ve İdaş yataklarıyla birlikte,
çok rağbet görmese de Pierre Cardine yataklarını satıyoruz. Genellikle
üst düzey yönetici veya iyi kazanan profesyonellere ve elit tabakaya
hizmet veriyoruz. Bu dönem içerisinde işsizlik en çok bu kesimi etkiledi,
daha önce çok rahat alışveriş yapabilen insanların bir kısmı işsiz kaldı
iş bulamadı , bir kısmı da ya işsiz kalırsam diye harcama yapmaktan
kaçındı. Tüm bu olumsuzlukların toplamında, iş hacmimiz yüzde kırk civarında
düştü. On yıllık iş deneyimime dayanarak şunları söyleyemem gerekirse,
yatak üreten firmaların eksiklikleri şudur: tüketiciye yatağı hiç anlatmadılar.
Bu denli çok reklamlar yayınlanmasına karşılık yatak nedir? Doğrusu,
yanlışı nedir? gibi bir çalışma yapılmadı. Sadece eskiyi alıyoruz, yeni
veriyoruz durumları yaratıldı. Doğru yatağı insanlar bilmiyorlar, genel
olarak satıcılar da bilmiyor. Alacağı yatağın özelliklerini öğrenmek
isteyen tüketicilere biz şifahi olarak anlatıyoruz. Bunun teknik yanını
belgelendiren bir yazı, ya da tanıtıcı broşür hazırlanmıyor firmalar
tarafından.
TÜKETİCİ MANİPÜLE EDİLİYOR
Tüketicinin girdiği bir mağazada, satıcı ne derse o yatağı alıyorlar
ve genel olarak alınan ürün de yanlış alınmış oluyor. Bir kısım firmalar
da yanıltıcı reklamlar yapıyorlar eskiyi alıyoruz, yeniyi veriyoruz
gibi. Eski yatağın hiçbir ekonomik değeri yoktur. Yatak steril ve kişisel
bir eşyadır on sene kullanılmış bir yatağı kimse alıp kullanmak istemez.
Tüketici manipüle edilip yanlış bir hava yaratılıyor ve haksız rekabet
başlıyor. Satıcılarına da "Biz bu yatakları alıyoruz, elden geçirdikten
sonra da darülaceze ve benzeri yerlere veriyoruz." deniyor. Bu
da tüketicilerin hümanist duygularını uyandırıyor. Eski yatağını veren
yeni yatak alan tüketiciler de " Hakikaten eski yatağım atılmıyormuş,
meğer elden geçirilip ihtiyacı olanlara veriliyormuş." diye düşünüyorlar.
Aslında toplanan yataklar bayilerin başına dert olmakla birlikte bir
zaman sonra atılıyor. Yatakların zaten elden geçirilme şansı yok. Ama
üretici firma buna başvurabiliyor ve sonuç alınıyor, en aklı başında
insanlardan bile "Sizde eski yatak kampanyası yok mu?" sorularıyla
karşılaşıyorum. Bazı insanlara bu açıklamayı yapıyorum bazılarına da
yok diyorum. Özellikle İdaş borsaya açık bir firma, çok satan bir firma
olmasına rağmen geçen seneyi zararla kapattı. Bu zarardan yeni bir atılım
yaparak çıkmaya çalışıyorlar mı? ben görmüyorum. Bundan on beş sene
önce yapmış olduğu yatak modeli neyse, kullandığı kumaş neyse bugün
hâlâ aynısını kullanıyor. Tüketiciye cazip gelecek yenilik yönünde bir
adım atılmıyor. Onun da sebebi şudur belki: firmaların hacmi daraldı,
atılım yapacak bir fonları yok belki de sonuç olarak finansal bir iştir
bu, piyasa uygun olsa firmalar çok kazanacaklar dolayısıyla kazandıklarının
bir bölümünü yeniliklere ayırabilecekler. Benim gördüğüm kadarıyla fazla
bir girdi olmadığı için mevcut durumu koruyorlar. Reklamlar konusuna
gelince çok sık reklam veren belli başlı firmalar var. Hacimleri çok
geniş olduğu için reklam yapmaları gerekiyor, günde belli bir adet yatak
üretiyorsa mutlaka satmak zorundadırlar.
|