|
MALİYETLERİMİZ
YÜKSELİYOR
“Bayiler özellikle kriz sonrasında
hayli sıkıntı yaşadılar. Ana firmanın reklamlarla ve kâr marjlarıyla
bayileri mutlaka desteklemesi lazım.”
Asıl mesleğim sistem
analistliği, yirmi yıllık bilişim hayatımı dört yıl önce noktaladım
ve Maltepe'de ilk Yataş bayiliğini yapan babamla beraber çalışmaya başladım.
Akabinde showroomu yaptık kapasiteyi büyüttük ve faydasını gördük. Ama
2000 yılında çok kötü bir ekonomik krize yakalandık. Belli bir markanın
bayiliğini yapmak güzel bir şey. Bununla birlikte avantajları olduğu
kadar dezavantajları da var. Bir kere kâr marjları kısıtlı, maliyetlerimiz
sürekli yükseliyor. Kâr marjı sabit kaldığından bayiler özellikle kriz
sonrasında hayli sıkıntı yaşadılar. Ana firmanın reklamlarla ve kâr
marjlarıyla bayileri mutlaka desteklemesi lazım. Sanıyorum bütün bayilerin
beklentisi de bu yöndedir. Ürün çeşitlerimiz günden güne zenginleşiyor
yatak odası, gardırop, yemek odası takımları gibi çeşitlerimiz var.
Bunların montajı, sökülüp takılması, müşteriye teslimatı mesela beyaz
eşya sektörüne göre hayli problemli bir sektörüz. Beyaz eşya müşterinin
kapısına götürülür teslim edilir, iki gün sonra da teknik elemanlar
gidip montajını yapar ve satış bitmiş olur. Oysa bizde böyle bir şey
yok. Bizde elemanlar malları götürecek, asansör kullanmadan yedi sekiz
kat çıkaracaklar eve teslim edip kuracaklar vs. İşçiliği, montajı maliyet
açısından hayli yüksek. Ana firmamızın, markamızın arkasındayız firmanın
da markasının arkasında olması gerekli. Onun içinde satış sonrası destek
dediğimiz garanti kapsamındaki ürünlerin, çok iyi bir şekilde desteği
gerekiyor. Showroomumuzu 1999 yılında 650 M2 olarak genişletip büyüterek
firmamızın ürün çeşitlerini tüketicilerin beğeni ve zevkine sunduk.
Fakat bu çeşitlilikte şöyle pürüzlerde çıkabiliyor örneğin: müşteri
beğendiği bir takımın kumaşının başka bir rengini isteyebiliyor. Her
takımın ya da her kanepe kumaşının bütün renklerini bulundurmak normal
olarak mümkün değil.
Bayilerin kapasitesi buna yetmez tabii ki ana firmalar için bu ayrıca
bir külfet olabiliyor, ama koşan ürünler bellidir. Koşan ürünlerde firmalar
stoklu çalışmaları lazım, bizde her an müşterinin istediği bu alternatif
renklerdeki kumaşı kısa zamanda ana firmadan çekip müşteriye teslim
etmeliyiz. Ama sadece siparişe dayalı üretime başlayan firmalar var.
Bu da müşterinin kaçmasına yol açıyor. Çünkü müşteri alacağı iki kanape
için beklemek istemiyor. Müşterinin istediği renkteki kanapeyi, ben
ana firmanın stoğunda hemen bulamıyorsam, müşteri beklemek istemiyor
ve diğer rakip firmalara gidebiliyor. Biz bayilerin zaten fazla stok
maliyeti oluşturmaya imkanı yok, dolayısıyla koşan ürünlerde yatak,
baza, puffy grubu dediğimiz ürünlerde ana firmaların mutlaka stoklu
çalışması gerekiyor. Acıyanlar Yatak 1999 yılından beri internet sitesinde,
siteyi kendim yaptım ve site içerisinde de bir pazar payı oluşturmaya
başladık.
Site üzerinden satış yapabilme imkanına da sahibiz, herhangi bir visa
kartıyla teslimat yapabiliyoruz. Mailorder düzenliyorum eğer müşterim
mağazamıza yakınsa kendisi geldiğinde kartından doğrudan bütün taksitlerini
çekebiliyorum. Zorunlu olarak senetle çalışmayı kaldırdık. Krizden sonra
izini kaybettiğimiz müşterilerimiz oldu ve milyarlarca lira zarar ettik.
Tamamen kart sistemine döndük, bütün kart sistemlerini olabildiğince
kullanmaya çalışıyoruz avantajkart, bonus kart gibi. Bunların hiçbiri
ile uyumlu değilse en azından mailorder sözleşme yapıyoruz kart numaralarını
alıyoruz senet gibi taksit yapıyoruz. Ama ödeme günü geldiğinde ödeme
gerçekleşmemişse, ödeme tarihinin ertesi günü o karttan taksit miktarını
çekiyoruz. Bu arada maliyetleri artıran en önemli faktörlerden biri
bankalara ödediğimiz komisyonlar. Tabii ki her şeyin getirisi olduğu
gibi götürüsü de var. Ekonomik kriz ve sonrasında da maliyetlerimiz
hayli arttı şimdi tabii bunu ana firmalar göremiyor göremez de. Bizim
mağazamız 650 m2 ve üç katlı Home statüsünde.
HERKES YATAK ÜRETİYOR
Böyle bir büyüklükteki mağazanın çalışanların maaşları, vergiler, sigortalar,
nakliyat masrafları, banka komisyonlarınıda saydığınızda aylık maliyet
gideri on milyardan aşağı değil. Benim bir puffy center mağazam daha
var oradan da satış yapmaya çalışıyorum ama yeterli hedefi gerçekleştiremiyoruz,
hatta o mağazamızın arka tarafını depo yaparak maliyeti düşürme yoluna
gittik.
Ayrıca bu piyasada özellikle yatak piyasasında çok firma türedi, herkes
yatak üretiyor ve satıyor. Özellikle bizim bulunduğumuz bu bölgede envai
çeşit, ama kaliteli ama kalitesiz yatak bulursunuz. Müşterinin artık
alternatifi çoğaldı ve gerçekten zorlanıyoruz; evet belli ber markaya
gelen müşteri potansiyeli var ama bu sayı gittikça azalıyor. Özellikle
krizden sonra markaya değil, malın ucuz olması alış sebebi oluyor. İşin
kötü tarafı bir bakıyorsunuz piyasada sizin ürününüzü gizlice herhangi
bir yoldan elde etmiş alakasız birinin satış yaptığını tespit ediyorsunuz.
İlgili yerlere de bildiriyoruz ama bunlar sektörde yaşanabiliyor. Yine
bir handikap daha var, genelde aynı markanın birbirine yakın bölgelere
bayilik veriliyor ana firmanın dikkat etmesi gereken en önemli konulardan
biri de budur.
ISO 9001 BELGESİ
Avrupa Topluluğu'na üye olmak yolunda girişimlere bağlı olarak ana firmaların
İSO 9001 Belgesi’ni almaları lazım, bu belge sadece malın ambalajlanırken
yapılan son kontrol değildir. Baştan aşağı malın bütün üretim aşamalarında,
kaliteli çalışma sistemini getiriyor bu firmalar artık kendi bünyelerinde
adapte etmeliler. Müşterilerimizin yüzde altmışı bilinçli tüketicilerden
oluşuyor, özellikle müşteri geldiğinde Yataş istiyor, tabii ki daha
önce yapılan satışlardan, duyumlardan, tafsiyelerden oluşan bir memnuniyet.
Diğer müşterilerimizi de biz yönlendiriyoruz, onların en sağlıklı ve
uygun yataklar alabilmesinde yardımcı oluyoruz. Biz açık ve net bir
şekilde işte bu ortopediktir, soft'tur, serttir, lateks takviyelidir
gibi ürünlerin niteliklerini anlatıyoruz. Müşteriye mümkün olduğunca
bilinçlendirmeye çalışıyoruz.
|