» Atahan Paz. Konf. San. Tic. Ltd. Şti.   Ertuğrul Atahan


FARK YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ

Türkiye’nin her yerinde mağazaları bulunan bir markanın ürününü satmak için bir fark yaratmanız gerekli bunu nasıl yapacaksınız? Temiz bir ortam, bütün ürünleri tanıtabilme, güleryüz, ne zaman istenirse istensin sevkiyat gibi. Biz farkı buralarda yaratmaya çalışıyoruz.


Türkiye’nin her yerinde mağazaları bulunan bir markanın ürününü satmak için bir fark yaratmanız gerekli bunu nasıl yapacaksınız? Temiz bir ortam, bütün ürünleri tanıtabilme, güleryüz, ne zaman istenirse istensin sevkiyat gibi. Biz farkı buralarda yaratmaya çalışıyoruz.

Yataş'ın on iki yıllık bayisiyiz; Ümraniye Modoko mobilyacılar sitesinde, Ümraniye Carrefour'da ve Küçükyalı E-5'te toplam üç mağazamız var. Ümraniye Modoko'daki mağazamız Türkiye'nin ilk Yataş Home mağazasıdır teşhir ve dekoratif açıdan örnek bir mağazaydı. Daha evvel ufak puffy mağazalarımız vardı onları kapatarak daha büyük Home mağazalara geçtik şu an yaptığımız işten ve Yataş'tan memnunuz. Onun dışında yaşadığımız problemler iş krizi güncel sıkıntımız bu. Ama piyasada belli bir noktamız, belli bir yerimiz ve pastada belli bir payımız var, ondan mümkün olduğu kadar faydalanmaya çalışıyoruz. Büyük mekanlar açtığımız için mal teşhirinde bir zorluk yaşamıyoruz. Yataş'ın ürettiği her ürünü hemen hemen teşhir etme şansımız var, bu da müşterinin görerek alma ihtiyacından dolayı bize artı bir satış sağlıyor. Tabii bunun yanında yükleri de var stokunuz çok oluyor, teşhirdeki malınız-sermayeniz çoğalıyor ufak mağazalara göre kira ve işletme masraflarınız artıyor. Son iki senedir, krizden beri bizim gibi masraflı mağazalar maalesef para kazanamadı ve zarar ettiler.

BİLİNÇLİ TÜKETİCİLERE SAHİBİZ
Kiralarımızın çok yüksek ve dolar bazında olmasıyla artı yüklere girdik, dolayısıyla sıkıntılarımız olmadı değil oldu; bu arada kriz esnasında ürün sıkıntısı yaşandı. Tüm bunlar bir araya gelince yüzde yirmi-yirmi beş gibi ciro kaybına uğradık, bu kayıp da bizim işletme giderlerimize ve kârımıza yansıdı, iki senedir olduğumuz yerde sayabiliyorsak kendimizi kârlı hissediyoruz. Masraflarımızın ve yüklerimizin ağır olduğundan, artıya geçme şansımız açıkçası olamadı. Ama şimdilerde ufak ufak bir kıpırdanma başladı bundan sonrasının daha iyi olacağını umuyorum. Yeni ürünler çıkıyor bu da daha bir canlılık getiriyor Yataş'ın çeşitlerini takip eden belli bir müşterisi var, geldikleri zaman bunun dışında başka desen yok mu? diye soran, desenleri olsun, modelleri olsun tanıyan bilinçli bir tüketiciye sahibiz. Yataş yaptığı her ürün ve modelle yeni bir müşteri portföyü kazandırıyor. Bir de bizim insanımızın genel bir anlayışı var reklamalarda en çok neyi empoze ederseniz en çok aranan ve en çok satılan ürün o oluyor. Yataş'ın Modüler mobilyada gazetelerde, duraklarda ve bilboardlar da çıkan reklamlarından sonra müthiş bir talep yaşadık. Yataş tabii bir anda yetişemedi Yataşın o ürününü alabilmek için bekleyen, farklı bir ürüne yönelmeyen, çok kemikleşmiş direkt Yataş ürünlerini arayan bir müşteri kitlemiz var. Yataşın yaptığı her hamle, her yeni ürün tutabiliyor ve müşteri çabuk benimsiyor. Yataş'ın yeni çıkan ürünlere tanıtım-reklam bazında desteği olursa piyasaya daha çabuk adapte oluyor ve ürüne olan talep daha da artıyor. Genel olarak sektörel sorunlarımızın iki yönü yönü var, biri firma diğeri de müşterilerle olan. Firmalar bağlamında ise şöyle anlatabilirim tabii artık markalaşan firmalarda herşey kaidelere çok uygun gelişiyor. Piyasaya göre esneklik ve fazla opsiyon olması şansı yok. Piyasada çekini bir hafta ertelersin on gün ileri gidersin vb. yaklaşımlar olabiliyor. Ama Yataş'ta tarihini koyduğu gün, on beş ise onbeş gündür yani on dörde inmez böyle bir kuralcılık sözkonusu.

YOK SATMAMALIYIZ
Bir de en önemlisi onlar da bizi bu konu da iyice disipline ettiler. Zaten piyasadaki insanlarla konuştuğumuz zaman onlar da hayli şaşırıyorlar. Sanki resmi kurumlarla iş yapıyormuşuz gibi oluyor. Diğer markalarda da herhalde bu üç aşağı, beş yukarı, ufak tefek oynamalar olabilir ama hemen hemen aynıdır sanırım. Ama en önemli sorun, bize mal yetiştirememeleri. Yaşadığımız problem bu, işin mutfak tarafını Ankara'daki fabrikaya çok sık gidip geldiğimizden, görüyoruz kolay değil. ama altı yüz tane bayi ağın varsa bir baba olarak bütün çocuklarınızı doyurmak zorundasınızdır. İşte ihracat giriyor araya, ihaleler giriyor ama bunların bayiye yansıtılmamasını talep ediyoruz. Bize yok sattırmayın, ondan sonra ihracat da yapın ihalelere de girin bunlar bizi bağlamaz. Firmadan en önemli beklentimiz bu bize yok sattırmamak. Şu yaşanan ekonomik ortamda yok satmak kadar bir lüksümüz olmaması lazım. Ama biz bu durumu maalesef yıllık yüzde yirmi-yirmi beş gibi bir oranda yaşıyoruz. Üretici firma da kendince haklı olabilir. Oradaki mutfak çok büyük bir mutfak, biz burada bir tane dükkanı idare edemiyoruz orayı idare etmek çok zordur herhalde. Ama madem bu sanayide bu sektörde marka olunmuş, o zaman bu sorunların üstesinden gelmeleri gerekir diye düşünüyorum. Kredi kartlarıyla satış yaptığımız için finansman zorluğu ve ödemelerde sorun yaşamıyoruz.

FARK YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ
Türkiye’nin her yerinde mağazaları bulunan bir markanın ürününü satmak için bir fark yaratmanız gerekli bunu nasıl yapacaksınız?
Temiz bir ortam, bütün ürünleri tanıtabilme, güleryüz, ne zaman istenirse istensin sevkiyat gibi. Biz farkı buralarda yaratmaya çalışıyoruz. En önemli beklentimiz dediğimiz gibi yok satmamak öncelikle yüzde yirmi beşlik oranı kapatmak ondan sonra da bunu daha da üstüne çıkmak yoksa marka olarak iş yapmamamız mümkün değil.
 

 

 » Ana Sayfa